Ahşap Süslemeleri

İshak paşa Sarayı Ahşap Süslemeler

Taş süslemeler kadar yapıda yoğun bir şekilde kullanım alanı bulamayan ahşap süslemeleri sadece, kuzey cepheye bakan selamlık odalarının birinde, dışarı çıkıntı yapan dört sıra ahşap konsol şeklinde görmekteyiz.

Duvardan itibaren, çam ağacı kullanılarak 1.40 m. dışarı çıkıntı yapmakta olan, heykel tarzında bu üç boyutlu süslemeler, alttan yukarıya doğru gittikçe uzar bir özellik göstermektedir. H. Gündoğdu , bu figürlerin eski Türk geleneğindeki figür anlayışına uygun tarzda ve stilize edilerek ele alınmış olmasına karşın hala Türk sanatındaki sembolik anlamları taşıdığını da belirtmektedir.

İnsan, aslan ve kartal figürlerinin bir arada kullanılmasıyla oluşturulan bu konsol, Selçuklu ve Osmanlı yapılarında bir benzerine rastlanmayacak şekilde ele alınmıştır. Ancak bu figürleri, taş kabartma olarak tek başlarına yapıların ön cephesinde ve çörtenlerde, sembolik yada dekoratif amaçlı kullanıldığı görülür.

Başka bir yapıda benzerlerine rastlayamadığımız bu konsollar, ahşap olması açısından da önem taşımasının yanı sıra gürgen ve meşe ağacı kadar sık dokulara sahip olmaması; yontulurken lif lif damarlarının ayrılması nedeniyle şekillendirilmesi zor olan çam ağacı kullanılarak uygulanan bu konsollar heykel tarzında olmasıyla da dikkat çeker. Sarayda selamlık odalarının birinin dışında başka bir yerde rastlanmayan bu süslemelerin, sarayda görülen diğer süslemelerden farklı bir şekilde yapıldığı da görülmektedir.

Taş kadar hava şartlarına dayanıklı olmayan, varlığını uzun süre sürdürmeyen ahşap malzemeyle yapılmış olan konsollar, zaman içerisinde hava şartlarından etkilenerek günümüze bazı kısımları yıpranmış olarak ulaşabilmiştir.

Tek başına var olabilen heykel tarzındaki bu insan, aslan ve kartal figürleri, her dört konsolda aynı şekilde tekrar edilmek suretiyle ele alınarak, konsolların en altında diğerlerinden daha kısa boyutta olan insan figürlerine: Karatay Han’ın çörteninde insan figürüne rastlandığı gibi I. Keykavus Şifahanesi ana eyvanında kadın başına da rastlanılmaktadır. Ayrıca İshak Paşa Sarayı, selamlık odasına ait konsollarda bulunan insan figürünün, ahşap malzemeyle yontulması, farklı bir tarzda ele alınması, ayrıntılarının işlenmiş olmasıyla diğer yapılarda görülen taşa yontulmuş insan figürlerinden farklı bir özellik gösterir. detaylı bir şekilde ele alınmış olan insan figürü, H. Gündoğdu tarafından, sarayı yaptıran kişi yani II. İshak Paşa’yı sembolize ettiği kabul edilmektedir. Yüzü aşağıya doğru bakar durumda işlenen insan vücudunun figürü, yarıya kadar yontulmuş, kolları da anatomiye fazla dikkat edilmeyecek gövdeye bitişik bir şekilde yapılmıştır. Boynu, çenesi, yüzü, kulakları, saç ayrıntıları, kaş, göz, bıyık ve burun ayrıntıları bugün de net bir şekilde anlaşılmaktadır.

İnsan figürünün üzerinde 0.60 cm. dışarı çıkıntı yapmış aslan figürü yer alır. Bugün ara ve ön ayakları kırılmış olan aslan figürünün gövdesinin tümü yapılmış, kuyruğu, kalça kısmı ve başı da net bir şekilde anlaşılacak derecede belirgindir. Çeşitli sembolik anlamları bulunan aslan, güç, kuvvet, zafer ve koruyuculuğu sembolize ettiği gibi, H. Gündoğdu tarafından buradaki aslan figürünün İshak Paşa’nın hakimiyetini sembolize ettiği kabul edilmektedir.

En üst kısımda da insan ve aslan figüründen daha uzun olarak yontulmuş kartal figürü yer alır. Aslanın sırtı üzerinde ilerleyen uzun bir yılan şeklinde yontulmuş kartalın kanatları ve başı anlaşılır derecede belirgindir. Kartal, hükümdarın gücünü, kudretini sembolize ettiği gibi, koruyucu unsur ve cesareti de temsil etmektedir.

Stilize edilmek suretiyle, başka bir yapıda, başka bir örneğine rastlanmayacak tarzda ele alınan konsollar, yapının kuzey cephesine hareketlilik katarak estetik bir görünüm kazandırmaktadır.

Kalem İşi Süslemeler
Kalem işi süslemeler, yapıda kullanılan ahşap süslemeler gibi, yalnızca sarayın belli bir bölümünde, caminin kubbe iç kısmında uygulama alanı bulmuştur.

Ahşap ve taş üzerinde gerçekleştirilebilen bu kalem işi süslemelerin İshak Paşa Sarayı Cami kubbesinde yer alan kalem işi süslemeler gibi sıva üzerinde de uygulama alanı bulabildiği görülmektedir. Ayrıca tezhip sanatıyla benzerlik gösteren kalem işim süslemelerde geometrik, bitkisel, geçmeler, palmet, lotus, rumi, kıvrık dal ve hatayi grubu çiçeklerin oldukça sık kullanıldığı görülür.

XIV. yüzyıldan, XVII. Yüzyıla kadar gelişme gösteren, XVIII. Yüzyıldan sonra da batılılaşma etkisiyle değişime uğrayan kalem işi süslemeler , İshak Paşa Cami kubbesi içerisinde boş yer kalmayacak şekilde dekoratif amaçlı, sıva üzerine oldukça canlı renklere sahip rokoko üslubunda ağaç ve çeşitli bitki motiflerinden oluşan bezemenin ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Bir noktadan çıkarak güneş ışınlarını hatırlatır şekilde radyal düzene göre yapılmış olan bu kalem işi süsleme; ortada sekiz köşeli bir rozet çiçeğinden sayı artırılarak, on altı alternatif şekilde yerleştirilmiş aşağıya doğru çoğalıp genişleyen bitkisel kompozisyonlar ve ağaç motifleri ile kubbenin yarısına kadar boş yer kalmayacak şekilde belli bir düzen içerisinde kubbe içerisini kaplamaktadır.

Kalem işi süslemeler, sıva dökülmesi, net etkisi ve boyayla kolay zarar görebilen bir bezeme türü olmasından dolayı, günümüze ulaşabilen pek fazla örnek bulunmamaktadır. İshak Paşa Sarayı Cami kubbesi içinde de kahverengi, sarı, lacivert, kırmızı, mor ve siyah renklere sahip olan bu kalem işi süslemelerin büyük bir bölümü yıpranmış, bugün tam olarak ne olduğu anlaşılamayan bir bezeme varlığını sürdürmektedir

SAAT
 
Reklam
 
 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=