Doğubayazıt'tan

Hacı Şevket (Şeko) Bey unutulmadı











Doğubayazıt'ın yetiştirdiği ender ve renkli kişilerinden olan nüktedan Hacı Şevket (Şeko) Bey'i 2006 yılında yitirdik. Hacı Şevket Bey'i ölümünün 2. yıl dönümünde eş ve dostları mezarı başında andılar.

Hacı Şevket Bey Kimdir?

Hacı Şevket Bey, doğma büyüme Doğubayazıt'lı olup, ayakkabı boyacılığı yapmaktaydı. Giydiği fötr şapkası ve geniş kravatıyla kırmızı renkli ceketiyle adeta Doğubayazıt'ın simgesiydi. Kendisi renkli kişiliğinin yanında nüktedan bir yapısı vardı. Daha ziyade İsmail Beşikçi caddesinde kuyumcu Mustafa Saltaş, dövizci Şemsettin Akkuş, ve berber Necdet'in dükkanlarının önüne boyacı sandığını koyarak tezgah açardı. İsmail Beşikçi caddesindeki tüm esnaflar Hacı Şevket Bey'i severlerdi. Herkes ona, oda herkese takılır espri yapardı. Tezgahını açtığı zaman ilgi çekmek için elindeki boya fırçası ile boya sandığına vurup "En derin sevgiler, en derin saygılar…" diyerek dikkat çekerdi.

Hacı Şevket Bey sık sık İstanbul'daki hemşerilerimizi ziyaret eder onlara alabalık götürürdü. Onlarda Hacı Şevket Bey'e her türlü maddi yardımı yaparlardı. Özellikle İstanbul'da yaşayan hemşerilerimiz her yıl Berlgrat ormanlarında düzenlenen Doğubayazıt'lılar gününde Hacı Şevket Bey'i özel davet ederek kiraladıkları bir at üzerine bindirip tur attırırlardı. Hacı Şevket Bey de elindeki fötr şapkasıyla hemşerilerimizi selamlar daha sonra onlara çeşitli espriler yapardı.

Bey Olduğunu Söylerdi

Hacı Şevket Bey Doğubayazıt'ın ağası olduğunu belirtir kendisinden üstün ağa varsa karşısına çıkmasını söylerdi. Bakınız Bey olduğunu nasıl izah ederdi. "Ben Hacı Şevket Bey Rıza Bey oğlu, Rıza, Ahmet Bey oğlu, Ahmet, Rauf Bey oğlu, Rauf, Otto Bey oğlu, Otto, Halil Bey oğlu, Halil,  Atabey oğlu yedi babam Bey anam ise Hatun'dur." Yalnız Otto Bey'i hiç sevmezdi. Çünkü o hovarda olduğunu ileriye sürerek Fransa da paralarını yediğini derdi. Hacı Şevket Bey'in babası yukarı Doğubayazıt'ta Aladağlar'ın fırınında çalışmış. O, babasının herkese ekmek pişirdiğini ve ekmek verdiğini övüne övüne anlatırdı.

Kaymakam ve Hacı Şevket Bey

Zamanın Kaymakamı fahri hemşerimiz İrfan Kenanoğlu Hacı Şevket Bey'in yanında ayakkabısını boyar. O arada bir kişi Hacı Şevket Bey'in kulağına karşısındakinin Kaymakam olduğunu söyler Hacı Şevket Bey'in eli ayağı birbirine girer Kaymakama hitaben "Sayın Kaymakamım bana göstermiş olduğunuz yakın ilgi ve alakanın bilfiil bir mukabil zatıalinize ne şekilde teşekkür edeceğimi şaşırmış bir durum içerisine girmiş bulunmaktayım" Kaymakam İrfan Kenanoğlu gülümser "Sayın Hacım şaşırma bende o kadar… Bizde şaşırdık nasıl teşekkür edeceğimizi…" der.

Hacı Şevket Bey'den İnciler

"Sıçan gelir dikine
Kimse beni saymaz bir şeyine…
Sıçan geldi bal küpüne
Vay benim zavallı halime…"
*************
"Benim 302 aile servis otobüsüm var
Bekar gelince bagaja gir olur
Neden? Çünkü aile servisidir
Otobüs ne oldu?
Ankara da bir sarhoş kebapçıya çarptı.
Otobüs kan parasına gitti."
*************
"Otobüs gitti,
Yat gitti, kat gitti.
Ben kaldım boya sandığım,
Birde köpeğim boncuk"
*************
"Fakirin bayramına asla gitmem
Zaten anası ağlamış
Birde ben ağlatmayayım…"

Hacı Şevket Bey'in Mirası

Hacı Şevket Bey'in ölümünden sonra bıraktığı yüzük ile künye oğlu tarafından bir yazıyla dövizci Şemsettin Akkuş'a verilir. Ancak Şemsettin Akkuş yüzük ve künyeyi aldığı zaman gözleri dolar duygusal anlar yaşanır. Ve tekrar yüzük ile künyeyi oğluna iade eder. Her zaman onların yanında maddi ve manevi olarak bulunacaklarını ifade eder.

Ne Dediler?

İsmail Beşikçi caddesindeki tüm esnaflar Hacı Şevket Bey'in ölümü nedeniyle "renkli bir kişiliği vardı. Buralar yoksul kaldı. Onu arıyoruz. Allah'tan kendisine rahmet diliyoruz." dediler.

SAAT
 
Reklam
 
 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=